11 Kasım 2013 Pazartesi

BEYİN GÜCÜ NASIL GELİŞTİRİLİR VE BEYİN NASIL BİR GÜÇTÜR ?

BEYİN GÜCÜ NASIL GELİŞTİRİLİR VE BEYİN NASIL BİR GÜÇTÜR ?

Kıymetli okurlarım yeni bir araştırma ve hazırlık makalem ile sizlerle beraberiz. Bu makalemde sizler için dünyanın IQ'su en yüksek insanı ve 228 puan ile Guinness rekorlar kitabına giren  Marilyn Vos Savant'ın bu başarısı hakkında "Beyin Gücü Nasıl Geliştirilir" adlı kitabındaki önerilerin bir kısmını kaynak olarak alıp siz kıymetli okurlarımı aydınlatmayı düşünmekteyim. Beyin inanılmaz bir mekanizmadır öyleki bu dahiyane mekanizmanın halen karşısında pes etmemiş bir teklonoji harikası bulunmamakla beraber yarış yapabilecek imkanlar dahi keşvedilememiş, asırlar dahi geçse bunun mümkün olmayacağı da aşikâr'dır. Toplumumuzda bir takım olumsuz düşünceler bulunmakta şöyle ki: benim oğlum çok zeki, IQ'su yüksek, komşumun çocuğu çok aptal gibi vs... Oysa ki dahi, deha, zeki gibi kavramlar ayrıcalıklı insanlara sunulmuş özel bir lütf değildir. Her sağlıklı pataloji ile doğan insan 1.000.000.000 (Bir milyar) "Nöron" hücresi ile doğmaktadır. Zaman içerisinde ailelerin çocuklarını yönlendirmesi ve eğitim psikolojisinin uygulanması ile yön alarak gelişmesine, yada yine ailelerin anevi değer yargılarını çocukları üzerinde egoist, narsist, sadist vb. hegomanyayı uygulamaları neticesinde başarı veyahut gelişim sağlanamamakta bilakis ortaya var olan hazineyi beynin bellekleri arasında güvensizlik, bastırılmış duygular ile külleştirmeye vesile olmaktadır. Bizim jenerasyonu baz alarak biraz konumuzu geliştirmek istiyorum. Yetişme dönemlerimizde teklonojinin harikalarından olan; televizyon, bilgisayar gibi vasıtalar yok idi ve bu teklonoji ile gençlik dönemlerimizde tanıştık, oysaki şimdi doğmakta olan çocuklar ise bilgisayarın, televizyon dünyasının içinde bu iki teklonojiye aşina olarak hayata adım atmakta. Elbetteki burada bu iki teklonoji harikası diye tabir ettiğim imkanları övmek ve hayat için olmazsa olmaz olduklarını ifade etmek maksatında değilim, fakat gözardı edilmeyecek bir yanları da var ki o da: Astronomi, Coğrafi, Hayvanlar alemi ve İnsanlar alemini inceleyen Belgeseller, Uzay bilmini bilim kurgu ile görsel teklonoji vasıtasıyla sunumlar, Tıp Bilmi, Sanat Bilmi vs. vs. bu ve buna benzer yüzlerce örnekler verebiliriz ki bunlarda gelişim dönemindeki çocukların daha ana okullarına başlamadan önce Lise mezunu gibi analiz, mantık kabiliyetlerini geliştirebilmekteler. Sonrasında ise; "Şimdi doğan çocuklar Lise mezunu doğuyor" diyerek onların bizlerin jenerasyonlarına nazaran daha zeki olduklarını ifade ediyoruz. Oysa ki yukarıda da sizlerin bilgisine sunduğum üzre sağlıklı pataloji ile doğan her insan 1 milyar "Nöron" hücresi ile hayata gelmektedir yani zamanın değişmesiyle insanların zeka farklılıkları kazanmaları gibi bir imkanları bulunmamakta. Dolayısiyle yaradılışta herhangibir beyinsel farklılık yok ise ve herkes aynı "Nöron" hücresi ile doğuyor ise ortada kişinin kendisini geliştirmesi ve beyni kullanmasıyla deha, zeki veyahut dahi olabileceğini kanıtlamış oluyoruz. Her insan leb-i derya bir hazineyi kafa taslarımızın içerisindeki beyinde saklamaktayız, ancak bir çoğumuz bu hazinenin varlığından bihaber yaşamakta karşımızdaki başarılı insanları gördükçe onların ayrıcalıklı, üstün vasıflarla yaratılmış olduklarını düşünerek gıbta etmekteyiz oysaki birisi tek bir farklılık var o da jenerasyon farklılığıdır. Şöyle ki şimdiki jenerasyon diye adlandırabileceğimiz, teklonojik imkanlar ile tanışma şansları olan gençler, diğer tarafta ise gençlik dönemlerinde bir kısmının tanıma imkanları olan yada daha öncesinde dünyaya gelmiş bu imkanlarla son bahar diye tabir edeceğimiz dönemlerinde tanışmış olan insanlar. Evet farklılık sadece bu 2 jenerasyonda saklıdır, 1) hayatlarının sonbaharında teklonoji ile tanışan ama bir çoğunu analiz edemeyen, kullanamayan insanlar, 2) Teklonojinin getirileri olan Televizyon, Bilgisayar ile tanışma şansı hiç olmayan insanlar...    Beyin; gözlemleyerek göz hafızasını, matamatiksel proplemleri çözmeye çalışarak sayısal ve analiz mekanizmasını, yazı yazma kabiliyetini, kelime haznesini, konuşma diksiyonunu, geliştirmenin araçlarını, vasıtalarını kullanarak zeki, dahi olabilir. Tabi bunlara giden yol ise kişinin öncelikli olarak kendisine inanması, sadakatli olması, başarıyı hedeflemesi, azm'i elinden bırakmaması, motivasyonunu, konsantrasyonunu, odaklanabilme sanatını kavrayabilmesi gerekmektedir. İlk bakışta bu makaleyi okudukça bu doktor çok zor olanı izah ediyor diyecek belki de sıkılacak bazılarımız oysaki mühim olan zor olanı başarabilmektir, çünki zor elde edilmesi meşakat isteyen ancak elde edildikten sonra da başarısının hazzı çok büyük olan bir mücadele sanatıdır. Kendimizi şartlandırmalı ve herşeyden önce kendimize olan özgüvenimizi yakalayabilmeliyiz sonrasında herşey kendiliğinden çorap söküğü gibi çözümlenecek, başarıya ulaşmanız dolayısiyle zeka, dahi gibi bir ünvana yakıştırılmanız çok daha kolaylaşmış olacaktır. Beynimizde bulunan kelime haznesi, yazı yazma kabiliyeti, konuşma ve konuşulanı anlama kabiliyeti, hayal kurma, analiz etme, proplemleri çözme kabiliyetleri gibi bellekler bulunmakta. Bunları ne kadar çok güçlendirirsek o kadar çok beynimizin bize hizmet ettiğini, bize daha çok özgüven kazandırdığını görmüş olacağız. Tabi makalemin başında da söylediğim gibi bir takım jenerasyon farklılıkları neticesinde gelişim biraz geç olmuş veyahut beyinlerimizdeki mucizevi başarıyı keşvedemeden o bellekleri tozlu raflarda unutmuşuzdur, ancak öğrenmenin hiçbir zaman yaşı yoktur, hatta dönüşü olmayan, telafi edilemeyen bir patalojik proplemlere sebebiyet verilmemiş yada böyle bir proplemler ile karşılaşılmamış ise hiçbirşey için geç kalınılmış değildir.Beynimiz çok güçlü ve kuvvetli bir hazinedir, bizim kendisini keşvetmemizi beklemektedir.    Sizlere tavsiyem şudur: kendiniz için beyinsel gücünüzü keşvetmekte geç kalmadığınızı öncelikli olarak idrak etmeniz, öte yandan yeni doğan, gelişmekte olan çocuklarınızı iyi bir eğitmen olarak yetiştirebilmenin, eğitim psikolojisi hakkında gerek duyulduğu vakit bir ebeveyn olarak destek almanın, onlara teklonojinin imkanları olan televizyon, bilgisayar vasıtalarıyla yararlı görsel bilimlerle tanıştırmanın prensipli gayretlerini sarf etmeniz gerekmektedir. Başarıya giden yolun sadakat, azim, sabr, odaklanma sanatları olduğunun şuuru ile bu telkinleri çocuklarınızı bıktırmadan, baskı, korku hegomanyası yaratmadan sevgi dünyasında yaşatarak empoze etmenin gayretini vermeniz gerekmektedir. Bu prensipler kendinizdeki beyin gücünüzü keşvetmekte ve geliştirmekte yararlı olduğunun da farkındalığı içerisinde olmalısınız. Sık sık proplemler çözünüz, hayaller kurunuz, o hayallerinizde yeni dünyalar, aktristler, aktörler belirleyiniz, senaryoyu bilimsel dayanaklarla süsleyerek şekillendiriniz, kendinize özgüveninizi kazanabilmek için sürekli sosyalleşin, yeni ve sağlam arkadaşlıklar, dostluklar edininiz. Beyin jimnastiği yapınız; eskileri, hatıraları beyninizde canlandırarak tekrar hatırlayınız, monotonluktan ve rutinleşmiş hayat kalıplarından kendinizi soyutlaştırınız. Bol bol egzersizler yapınız ve beynin ihtiyacı olan besin değerlerini almaya çalışınız öte yandan spor'un vücut için öneminin yanında beyin içinde önem taşımaktadır çünki spor yaptığınızda beyninize daha çok oksijen (O) gitmiş olacaktır. Şimdi sizlere dünyanın IQ'su en yüksek; Marilyn Vos Savant'ın başarısı ve önerisi hakkındaki sunumunu ve Beyin Gücünüzü Artırmak için Tıbben kanıtlanmış, 32 maddeden oluşan tavsiyeleri sunacağım.

BEYİN GÜCÜ NASIL GELİŞTİRİLİR?
Daha anlayışlı bir şekilde konuşmak, hesapları hızla yapabilmek, çocuğunuzun verdiği cevabın arkasında ne olduğunu hemen anlayabilmek ve ona göre davranabilmek... Küçük de olsa, bu ayrıntıların hayatımızı değiştirebileceğini unutmayın. Bunun içinde beyninize yaptıracağınız ufak egzersizler yeterli olacak. Bir de yediklerinize biraz dikkat etmeniz gerekiyor. Beynin ihtiyacı olan besinlerin başında makarna, pirinç, patates ve ekmek gibi karbonhidratlar geldiğini unutmayın .

Dünyanın IQ'su en yüksek insanı, 228 puan ile Guinness rekorlar kitabına giren Marilyn Vos Savant. Bunu nasıl başardığını ‘‘Beyin Jimnastiği: Beynin Gücünü Artırmak ve 12 Haftada IQ'nuzu Geliştirmek’’ adını verdiği kitapta anlatıyor. Savant, ‘‘Beyin jimnastiği aklınızın sınırsız kapasitesini öğrenmenizde, günlük hayatta karşılaştığınız problemleri çözmenizde, etrafınızdaki kişilerle iyi ilişkiler kurmanızda yardımcı olacak’’ diyor. İşte beyninizi geliştirmek için uygulayabileceğiniz programın başlıca etapları: 
Daha zeki olmak için neler yemeli?
Beyin daha iyi çalışmak için 100 milyar hücresini besleyebilen yakıta ihtiyaç duyuyor. Bunun için de doğru diyeti uygulamak gerekiyor. Beynin ihtiyacı olan besinlerin başında karbonhidratlar geliyor; makarna, pirinç, patates ve ekmek. Bitkisel yağlarda ve yumurtanın sarısında bulunan E vitamini, magnezyum, çilek, domates ve sebzelerdeki C vitamini, bira mayasında karşılaşacağınız B1 vitamini, ıspanak ve muzdaki B6 vitamini, ayrıca D vitamini, kalsiyum bu yakıtı oluşturan başlıca maddeler.

Kelime dağarcığınızı hergün biraz daha geliştirin.
Günlük hayatta karşılaştığınız her kelimenin tam karşılığını biliyor musunuz? Bu soruya kesin olarak cevap veremiyorsanız kısıtlı bir sözlük bilgisine sahipsiniz demektir. Halbuki insanlarla ilişkilerinizi belli bir düzeyde tutmak ve anlaşabilmek için geniş bir sözlük bilgisine sahip olmalısınız. Toplumun büyük bir kısmı günlük hayatta 6 bin kelime kullanıyor. Bu sayı içinde tekrarlar da bulunuyor. Aşağıda sözlük bilginizi genişletmek için birkaç öneri bulacaksınız.

- Yeni duyduğunuz ya da okuduğunuz kelimelerin tam anlamlarını öğrenmek için sözlüğe bakın - Karşınızdaki kişi bilmediğiniz bir terim ya da deyim kullandığında ona anlamını sormaktan çekinmeyin - Argo kelimeleri kullanmaktan kaçının, konuşurken anlamlı ve kesin kelimeler seçin.

Hesap işlerinde samimi olun.
12 bölü 1/2 kaç ediyor? Eğer bu soruya cevap veremiyorsanız (ki sonuç 24 ediyor) hesap konusunda egzersiz yapmanız gerekiyor demektir. Matematik konusunda pratik olmak düşünceleri daha iyi kavrayabilmenizi, doğru kararlar alabilmenizi sağlıyor. Bunun için aşağıdaki tavsiyelere uyabilirsiniz: - Rakamları hiçbir zaman düşman gibi görmeyin, matematik soyut bir kavram değildir, her rakam belli bir niceliğe sahip ve bu nicelik üzerine düşünmek gerekiyor - Matematiğin sizi eğlendireceğini unutmayın, öğretmenlerle olan sorunlarınızı matematiğin üzerine atmayın; - Beyninizi kullanmayı öğrenin hesapları aklınızdan yapın, özellikle küçük işlemler için hesap makinası kulanmaktan kaçının.

Mantığınıza güvenin.
Mantık, problemleri analiz etmede ve çözüme ulaşmada size yardımcı olacak. Mantığınızı geliştirmek ve kullanabilmek içinse yapabilecekleriniz şunlar: - Problemler karşısında aklınızı kullanmaya, sakin olup, çözüm için en iyi yolu bulmaya çalışın. Annenizin, arkadaşlarınızın ya da eşinizin olaya karışmasına izin vermeyin - Eleştirel olmayı öğrenin, toplumun yüzde 50'sinin hükümetten memnun olduğunu duyduğunuzda geri kalan yüzde 50'nin de memnun olmadığını açıkça söyleyin - Kişilerin söylediklerine körü körüne inanmayın, dışarda yağmur yağıyor cümlesini duyduktan sonra, yanınıza şemsiye almadan önce bir kere de pencereden kendiniz bakın.

Gözlem ruhunuzu geliştirin.
Bir inek ile bir ananas arasındaki ortak özellik nedir? Bu soruya hiçbir cevap bulamıyorsanız gözlemlerinize güvenmemelisiniz demektir. Çünkü bu sorunun birçok cevabı bulunabilir, en azından ikisinin de birer canlı oldukları söylenebilir. Gözlem gücünüzü geliştirmek için: - Çevrenizdeki eşyalara ya da canlılara dikkatle bakın, yaşanmış olaylardan da yararlanabilirsiniz - Testleri çözün - Günlük hayatta karşılaştığınız reklam panolarına eleştirel gözle yaklaşın, hedefe ulaşmak için kullanılmış araçlara dikkat edin.

Konsantrasyon oranını arttırın.

Konsantrasyonunuzu ve dikkatinizi geliştirmek için aşağıdaki yollara başvurabilirsiniz: - Her seferinde bir tek iş yapın - Fazla zaman istemeyen işlerinizi çabucak yapın, böylece daha önemli işlerinize vakit ayırabilirsiniz - Televizyonu kapatın, televizyon ritmi dikatinizin dağılmasını sağlayacak - Yaptığınız işlerde sona ulaşmayı başarın, başladığınız işleri yarım bırakmak, özellikle de hiçbir neden yokken, zaman kaybından başka birşey değil.


   Şimdi de sizlere Beyin Gücünüzü artırmak için 32 maddeden oluşan makaleyi sunuyorum. Unutmayınız her insan bir deha'dır, zeki'dir ve dahi'dir. Bu 3 katagoriye ayrılmış unsurlara vakıf olup sizlerinde başarılı olmama gibi hiçbir engeliniz yoktur. Engeller engebili ve zor olabilir ancak yıldırıcı, vaz geçirici asla olmamalıdır, bilmelisiniz ki hayat bir meşakat'tir ama her zor'un sonunda hazzı büyük başarı ve özgüven vardır. Düşününüz ki bir çok konularda düşündükçe kendinizin bile hayretlere düşebileceği analizler, yorumlar yapabiliyor bir takım kararları verebiliyorsunuz, önemli olan bunları reale dökebilmek, kendinize olan özgüveninizi yakalayabilmek gerekmektedir. Sizlerinde bunu yapabilcek kaabiliyetlerinizin olduğunu bilmekteyim bu vesileyle sizlerde var olan cevher'i açığa çıkartıp keşvedebilmeniz için sizlere yön göstermeye çalışyorum. 228 IQ ile Guinness rekorlar kitabına geçmeye hak kazanan, başarısı kanıtlanmış; deha, zeki ve dahi olarak adlandırılan, Marilyn Vos Savant neden olmayasınız ki? Şimdi aşağıda sizlerin bilgisine sunduğum 32 maddeyi dikkatle okuyun ve muhakkak ki uygulayınız.

1. Derin Nefes Alın. Daha fazla hava kanınız –yani beyniniz- içerisinde daha fazla oksijen anlamına gelir. Nefesinizi burnunuzdan alın ve mümkün olduğunca diyafram kasınızı kullanarak ciğerlerinizin alt kısmını doldurmaya çalışın. Birkaç kez derin nefes aldığınızda bu sizin hem gevşemenizi sağlar, hem de daha net biçimde düşünebilirsiniz.

2. Meditasyon Yapın. Şu an hemen uygulayabileceğiniz bir meditasyon tekniği, yalnızca gözlerinizi kapayın ve dikkatinizi nefesinize yöneltin. Kaslarınızı gevşetmeniz meditasyonunuza yardımcı olacaktır. Eğer zihniniz gezinmeye başlarsa dikkatinizi yalnızca nefesinize yöneltin. Beş on dakikalık bir meditasyon sizi gevşetir, zihninizi temizler ve özellikle zihinsel bir iş için sizi hazır hale getirir. Bu konuda sitemizde yer alan meditasyon uygulamalarından yararlanabilirsiniz.

3. Dik oturun. Duruşunuz bedeninizdeki fizyolojik mekanizmaları ve dolayısıyla zihinsel süreçlerinizi etkiler. Bunu kendi kendinize kanıtlayabilirsiniz. Kafanız öne doğru sarkmış, gözleriniz yere bakar ve ağzınız açık biçimde matematik işlemleri yapmayı ya da bir problem çözmeyi deneyin. Sonra aynı şeyi bir de dik vaziyette otururken, ağzınız kapalı ve karşıya ya da hafifçe yukarıya bakar durumda deneyin. İkincisinde zihninizin çok daha kolay çalıştığını göreceksiniz.

4. Doğru düşünme alışkanlıkları. Birkaç hafta belli bir problem çözme tekniği üzerinde çalışın. Kısa sürede alışkanlık haline geldiğini göreceksiniz. Gördüğünüz her şeyi bir an için yeniden dizayn etmeyi deneyin bu da bir süre sonra alışkanlık haline gelecektir. Bir parça çaba sarf ederek yararlı düşünme alışkanlıkları geliştirebilir ve sonra bunları çabasız biçimde kullanabilirsiniz. Alışkanlığın gücünden yararlanın.

5. Ölü zamanları değerlendirin. Arabayla bir yere giderken, bekleme salonunda beklerken, ya da boş boş otururken geçen zaman değerlendirilmezse ölü olur. Bir kasetçalar ya da CD çalar ile arabanızda ya da boş zamanlarınızda yabancı dilde ya da kendi dilinizde bilgilendirici bir şeyler dinleyebilirsiniz.

6. Yabancı dil öğrenin. Yeni bir dil öğrenmenin beyin işlevlerinde yaş ilerlemesine bağlı olarak gelişen performans kaybını azalttığı görülmüştür.

7. Konsantrasyon ve farkındalık egzersizleri. Zihninizi dağılmaktan alıkoyduğunuzda konsantrasyon ve net biçimde düşünme kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Zihninizdeki karmaşayı izlemeyi ve durdurmayı öğrenin. Zihninizin arka planında sizi belli belirsiz biçimde rahatsız eden şeyler dikkatinizi çektiğinde onları halletmenin yoluna bakın. Bu, aramanız gereken birini arayıp o işten kurtulmak ya da yapacağınız işlerin listesini çıkarmak olabilir. Böylece en azından şimdilik yapacağınız işleri unutabilirsiniz. Biraz pratik yaparak bu sizin için daha kolay bir hale gelir ve düşünme süreçleriniz daha güçlü olur.

8. Yazı yazın. Yazmak zihniniz için çeşitli yönlerden yararlıdır. Belleğinize önemli olan şeyleri söylemenin bir yoludur, böylece gelecekte bazı şeyleri daha kolay hatırlayabilirsiniz. Yazmak düşünme süreçlerinizi netleştirir. Yaratıcılığınızı ve analitik becerilerinizi geliştirmek için iyi bir egzersizdir. Günlükler, parlak fikirlerle ilgili notlar, şiir ve hikayeler yazmak zihninizi güçlendirecektir.

9. Mozart dinleyin. California Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada bir müzik aleti çalan ve koroya katılan çocukların problem çözme ve mekansal düşünebilme konularında diğer çocuklara oranla daha büyük bir gelişme kaydettikleri görüşmüştür. Bir başka araştırmada 36 öğrenciye üç tane mekansal düşünme testi uygulanmış ve ilk testin hemen öncesinde Mozart’ın iki piyano için Re Majör sonatı on dakika süreyle dinletilmiş. İkinci testten önce gevşeme kaseti dinletilmiş, üçüncüden önce ise yalnızca sessizlik içinde oturmuşlar. Bu 36 öğrencinin ortalama skorları şöyle 1. test: 119; 2. test: 111; 3. test: 110.

10. Uykunuza dikkat edin. Herkesin uyku ihtiyacı birbirinden farklıdır. Kendi ihtiyacınızın altında ya da üstünde uyumayın. Uykunun saatinden çok derinliği önemlidir. Gün içindeki kısa kestirmeler beynin dinlenmesi ve şarj olması için oldukça yararlıdır.

11. Kafein. Kahve birçok kişi için zihin açıcı özelliğe sahiptir. Ancak fazla miktarda alındığında zihnin çalışmasını olumsuz yönde etkileyebilir. Kafein bazı kişiler için uzun vadede olumsuz yan etkilere sahip olabilir. Ancak kısa vadeli olarak işe yaramaktadır.

12. Şekerden kaçının. Karbonhidratlar genellikle beyninizin bulanıklaşmasına yol açar. Çünkü şeker aldığınızda onu karşılamak için kana insülin salgılanır. Eğer önemli bir zihinsel iş yapacaksanız hemen öncesinde makarna, şeker, beyaz ekmek ve patates cipsi gibi şeylerden sakının.

13. Hızlı okuma. Birçok kişinin inandığının tersine okuduğunuz şeyi daha hızlı okuduğunuzda onu daha iyi kavrarsınız. Daha kısa sürede daha fazla şey öğrenirsiniz ve hızlı okuma gerçekten çok iyi bir beyin egzersizidir.

14. Spor egzersizleri yapın. Egzersizlerin özellikle uzun vadede beyin gücünü geliştirmesi sürpriz değildir. Fiziksel sağlığınızı olumlu yönde etkileyen her şey doğal olarak beyninizi de olumlu yönde etkileyecektir. Son zamanlarda yapılan araştırmalar 10 dakikalık bir egzersizden sonra bilişsel fonksiyonlarda artış olduğunu göstermektedir. Beyninizi tazelemek istiyorsanız küçük bir yürüyüş ya da birkaç hareket yapabilirsiniz.

15. Daha etkili biçimde öğrenin. Bir şeyi öğrenmeye karar verdiğinizde hem başlamadan önce, hem öğrenme esnasında, hem de sonrasında notlar alın. Başlamadan önce kendinize “Şu an bu konu hakkında neler biliyorum?” diye sorun. Ve bunları bir kağıda not edin. Bu, zihninizi öğrenmeye hazırlayacaktır. Çalışmayı bitirdikten sonra bir sonraki seans için zihninizde birkaç soru olsun. Ve kendi kendinize “şimdi ne öğrendim?” diye sorun.

16. Zihninizi netleştirin. Dağınık odalar ve ofisler dağınık düşünmeyi körükler. Zihinsel işler yapacağınız yeri buna uygun biçimde organize edin. Zor bir zihinsel işe başlamadan önce bedeninizi esnetin ve birkaç derin nefes alın.

17. Eğlendiğiniz bir şeyler yapın. Bu hem stres düzeyinizi düşürmenize hem de beyninizi tazelemenize yardımcı olacaktır. Yalnız burada önemli olan yaptığınız eğlenceli faaliyete aktif olarak katılmanızdır. Televizyon seyretmek böyle bir amaç için uygun değildir. Zihni geliştirici eğlenceli oyunlar oynamak ya da bir hobiyle uğraşmak, kısacası sizi dinlendiren ve eğlendiren bir şeyler yapmak beyninizin daha iyi biçimde düşünmesine yardımcı olacaktır.

18. Beyin egzersizleri yapın. Beyninizi sürekli değişik yönlerde çalıştırın. Bulmaca çözün, satranç oynayın, bir şeyler ezberleyin. Beynin çalıştırılması sürekli yeni nöron bağlantıları geliştirilmesine yol açar.

19. Yeni şeyler öğrenin. Bu beyne egzersiz yaptırmanın bir başka yoludur. Yeni bir şey öğrendiğinizde beyniniz buna uyum sağlamak için yepyeni bağlantılar geliştirmek zorunda kalır.

20. Bir şeyleri iyi yapan insanları modelleyin. Yaratıcı, zeki ve üretken insanlarla birlikte vakit geçirin. Onlardan bir şeyler öğrenmeye çalışın. Onların yaptıklarını yapın ve onların düşündüğü biçimde düşünmeye çalışın. Onların önerilerine dikkatlice kulak verin. Başarılı insanlar genellikle bunu nasıl yaptıklarını bilmez ve kendilerini başarılı görmezler. Onların söylediklerini değil yaptıklarını yapın.

21. Gülün. Güldüğünüzde salgılanan endorfin sayesinde stres düzeyiniz azalır ve bu da beyin için uzun vadede çok yararlı bir şeydir. Gülmek aynı zamanda sizi yeni fikirlere ve düşüncelere daha açık hale getirir.

22. Oyun oynayın. Beynin uyarılması ölçülebilir yapısal değişikliklere sebep olur. Yeni nöron bağlantıları ortaya çıkar ve yeni beyin hücreleri gelişir. Entelektüel oyunların yanı sıra göz - el koordinasyonunu sağlayan her tür oyun beyni uyarır ve geliştirir.

23. Şarkı söyleyin. Arabanızda yolculuk ederken veya yalnız kaldığınızda üzerinde çalıştığınız konuyla ilgili olarak şarkı söyleyin. Bu sizin sağ beyinle temasa geçmenizi ve onu çalıştırmanızı sağlar.

24. Kendinizin farkında olun. Bu beyin gücüyle direk ilgili gibi görünmemekle birlikte çok yakından ilgilidir. Kendinizi daha iyi tanırsanız ego ve duyguların etkilerinden kaçınabilirsiniz. Özellikle bir şeyleri açıklarken ya da tartışırken kendinizi gözlemleyin.

25. Stresten uzak durum. Özellikle uzun vadeli stresin bedeninizde meydana getirdiği hasarlar bir yana, beyninizi de olumsuz yönde etkilemektedir. Stres düzeyinizi bilinçli olarak azaltmak için gevşeme vb. tekniklerden yararlanın.

26. Kendinizi eğitin. Çeşitli araştırmalar az eğitimli kişilerin Alzheimer’a daha fazla yakalandığını göstermiştir. Herhangi bir alanda eğitim almak beyninizi daha güçlü hale getirir.

27. Yağdan uzak durun. Laboratuvar araştırmaları yüksek yağ oranıyla beslenen hayvanların daha yavaş öğrendiklerini göstermektedir. Mümkün olduğunca zeytin yağı ve diğer türden sıvı yağları kullanmaya özen gösterin. Doymuş yağlar beyin hücrelerinin gelişiminde olumsuz etki göstermektedir.

28. Daha az yiyin. Aşırı yemek sindirim için daha fazla kan akışı demektir ve bundan dolayı beyninize daha az kan gider. Bundan dolayı harcadığınız enerjiyle orantılı bir beslenme düzenini benimserseniz bu beyniniz için daha yararlı olacaktır.

29. Şüpheli gıdalardan uzak durun. Aşağıdaki gıdalar beyniniz için zararlı olabilir: Yapay gıda boyaları içeren besinler, yapay tatlandırıcılar, kola, mısır şurubu, yüksek şeker içeren içecekler, hidrojenlendirilmiş yağlar, şeker, beyaz ekmek ve beyaz un içeren diğer ürünler.

30. Kahvaltı edin. Kahvaltı tüm beden için çok önemli bir öğündür. Ve bu konuyla ilgili araştırmalar kahvaltı eden çocukların diğerlerine oranla daha başarılı olduğunu göstermiştir.

31. Soru sorun. Bu beyninizi formda tutmanın çok iyi bir yoludur. Yalnızca kendi zihniniz içerisinde kalsa bile soru sorma alışkanlığını sürdürün. Zihninize gelen her şeyi sorun ve muhtemel cevaplar üzerinde düşünün.

32. Beyin gücünüzü geliştirme planı yapın. Yeni alışkanlıkların edinilmesi yirmi ila otuz gün arası bir süre alır. Bu durumda uyguladığınız herhangi bir egzersizi ya da alışkanlık değişimini en azından üç hafta sürdürmelisiniz. Herhangi bir tekniğin etkisini hemen görebilirsiniz. Ama her tür tekniğin uzun vadeli yararları çok daha fazla olacaktır.

Alıntı Kaynak: Marilyn Vos Savant Makale   

GÖZ SAĞLIĞI HAKKINDA YANLIŞLAR,

GÖZ SAĞLIĞI HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN 16 YANLIŞ

dunyagoz ekledi

Göz Sağlığı Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Yakından televizyon seyretmek ve uzun süre bilgisayar başında çalışmak gözü bozar mı? Havuç yemek daha iyi görmemizi sağlar mı? Peki, gözlük takmak göz numarasını artırır mı? Şüphesiz çoğu insan bu sorulara evet yanıtını verir. Ancak halk arasında yaygın ancak doğru olmayan pek çok bilgi göz bakımı konusunda insanların yanlış hareket etmelerine neden oluyor. Peki neleri yanlış biliyoruz, doğrusu nedir? Dünyagöz Etiler Hastanesi’nden Prof. Dr. Can Üstündağ göz sağlığı konusunda doğru bilinen yanlışları sıraladı.
Yanlış: Gözlük veya kontakt lens takmak, göz kusurunun ilerlemesini önler.
Doğru: Gözlük veya kontakt lens takmanın ya da takmamanın gözlük kusurunun ilerlemesi üzerinde herhangi bir etkisi yoktur. Gözlük veya kontakt lens kullanmanın tek amacı daha iyi bir görme kalitesi sağlamaktır.
Yanlış: Bir insan uzağı ve yakını net görüyorsa gözü sağlam demektir.
Doğru: Özellikle genç yaşlarda insanlar net görmesine rağmen hipermetrop ve hatta astigmat olabilirler.
Yanlış: Çok ağlamak gözyaşını kurutur.
Doğru: Ağlamak psikolojik bir olaydır ve gözyaşı göz çevresindeki çeşitli dokularda sürekli üretilir. Ağlamakla kurumaz.
Yanlış: Dinlendirici gözlük baş ve göz ağrısını azaltır.
Doğru: Dinlendirici diye bir gözlük yoktur. Gözlük rakamlarla ifade edilen değerlere sahiptir ve takıldığı zaman görmeyi daha iyi yapıyor ise kullanılmalıdır. Yaygın olarak kullanılan ve dinlendirici olarak bilinen gözlüklerin herhangi bir tedavi edici özelliği yoktur.
Yanlış: Tuzlu yemekler göz sağlığını olumsuz etkiler.
Doğru: Tuz, hipertansiyon gibi bazı hastalıklar üzerinde olumsuz etki yapabilir ama göz sağlığı üzerine olumsuz etkisi yoktur.
Yanlış: Çok yakından televizyon izlemek veya kitap okumak gözü bozar.
Doğru: Göz sağlığı üzerinde olumsuz etkisi yoktur. Ancak göz bozukluğunun habercisi olabilir.
Yanlış: Çok okumak gözü bozar.
Doğru: Gözün temel işlevi görmektir. Dolayısıyla, göz asli görevini yaparken zarar görmez. Yeter ki; bu sırasında ultraviyole ışık, lazer ışığı, demir kaynağı gibi güçlü ışıklara maruz kalmasın.
Yanlış: Havuç yemek görmeyi artırır.
Doğru: Göz sağlığı açısından gerekli olan vitaminler çoğu sebze ve meyve de bol olarak bulunur. Dengeli beslenen bir kişi için bol havuç yemenin fazladan bir faydası yoktur.
Yanlış: Katarakt sadece yaşlılarda olur.
Doğru: Katarakt en sık yaşlılarda olmakla birlikte bebeklerde, çocuklarda ve gençlerde de görülebilir.
Yanlış: Katarakt bir gözden diğer göze geçebilir.
Doğru: Katarakt bir gözden diğerine geçmez ancak çoğunlukla çift taraflıdır.
Yanlış: Uzun süreler bilgisayar başında çalışmak gözü bozar.
Doğru: Bilgisayar başında çalışmak gözü bozmaz ancak bulunan küçük gözlük kusurlarının açığa çıkmasını kolaylaştırır.
Yanlış: Gözlükten kurtulmak için gözü çizdirmek gerekir.
Doğru: Görme kusurunun tedavisi için uygulanan laser (excimer) tedavisinde, gözün saydam tabakası belirli bölgelerde inceltilir. Çizmek gibi bir işlem yapılmaz.
Yanlış: Bebekler gözlük takamaz.
Doğru: Göz muayenesi doğuştan itibaren yapılabilir. 3 aylıktan itibaren bebekler gözlük takabilir.
Yanlış: Bebeklerdeki şaşılık büyüdüğünde geçer.
Doğru: Bebeklerdeki bazı şaşılıklar çok ciddi olup hemen tedavisi gerekebilir. Tedavi gözlük veya ameliyat şeklinde olabilir. Bu tip şaşılıklar tedavi edilmediğinde ileriye dönük kalıcı görme kayıpları (göz tembelliği) gelişebilir.
Yanlış: Katarakt tekrarlayabilir.
Doğru: Katarakt tekrarlayıcı değildir. Bazen katarakt ameliyatından sonra, göz içine yerleştirilmiş olan merceğin arkasındaki zarda kesifleşme olabilir ve bu yanlış olarak `katarakt tekrarladı` şeklinde bilinir.
Yanlış: Göz damlasını damlattıktan sonra gözü sık kırpıştırmak gerekir.
Doğru: Göze damla uyguladıktan sonra bir dakika süre ile gözü uyur gibi kapatmak gerekir. Sık kırpıştırılması, gözyaşı kanalı vasıtası ile damlanın burun boşluğuna geçerek etkisinin azalmasına yol açar

9 Kasım 2013 Cumartesi

5 Adımda doğal bir makyajın püf noktaları

 5 adımda doğal bir makyajın püf noktalarını sizler için araştırdık. Nasıl ki kıyafetlerimizin renklerinde doğru, uygun tonu bulmaya çalışıyorsak, aslında makyajın da tüm sırrı yine ''doğru renk'' seçiminde gizli. Sizde, cildinizin güzelliğini makyajınızla, doğru tekniklerle ön plana çıkarıp, etkileyici bir görünüme kavuşabilirsiniz.
 Temizlik: makyaj yapmaya başlamadan önce yapmanız gereken en önemli şey, cildinizi temizleyip, arındırmanız.
Fondöten: doğal görünmek için cilt renginizden bir ton açık fondöteninizi sünger yardımıyla cildinize uygulayın.
Gözler Kalbin Aynasıdır: açık kahverengi tonları ya da açık turuncu göz farı ile gözlerinizi renklendirin ve eyeliner ile gözlerinizi belirginleştirin. Ardından kirpik kıvırıcınız ile kirpiklerinizi kıvırın, kahve ya da siyah tonlarında bir rimel ile kirpiklerinizi dolgunlaştırın ve yoğun etki için jel rimelle, renkli rimelin üzerinden geçin.
 Allan Pullan: pembe ya da şeftali tonlarında ki allığınızı elmacık kemiklerinizin üzerine büyük fırça yardımı ile sürün. Doğal görünüm için allık fırçasını hafifçe yüzünüz ve boynunuza da dokundurmayı unutmayın.
RUJ   açık pembe ya da açık turuncu tonlarındaki rujunuzu dudaklarınıza sürün. Dolgun görünmesini isterseniz de şeffaf dudak parlatıcısı uygulayın.

8 Kasım 2013 Cuma

DEMLİKTE KALAN ÇAYLARIN DEVA OLDUĞU DERTLER

DEMLİKTE KALAN ÇAYI ATMAYIN !
BAKIN NELERE DEVAYMIŞ...

Saçınız mat mı?

Saçınızı şampuanladıktan sonra son su olarak bir çaydanlık ılık çayla durulayın. Bakın saçlarınız nasıl ışıl ışılıyor .


Ayağınız mı kokuyor?

Ilık çay dolu bir leğene ayaklarınızı daldırın ve her akşam yatmadan önce 10 dakika tutun. 10 günde koku diye bir şey kalmayacaktır.

Boğaz ağrılarında

Posaları süzüp soğuyan demi boğaz ağrılarında ªgargara olarak kullanılır.

Cildiniz çok mu yağlı?

Banyodan çıkmadan son su olarak bir çaydanlık çay ile teninizi ovuşturun,balsam vazifesi görün.

Derinizdeki yaraların temizlenmesi

Çayı, derinizdeki yaraların temizlenmesi ve antibiyotik etki göstermesi için pamukla tatbik ederek kullanabilirsiniz.

Eliniz balık, soğan mı kokuyor?

Balık ayıkladınız, ellerinizi sabunla yıkadınız ve hala balık kokuyor. Ya da soğan soydunuz, soğan kokuyor. işte kurtarıcınız yine çay. Elinizi demli çayla yıkayın. Bakın bakalım hiç koku kalmış mı?

Gözünüz çapak mı yapıyor?

Kaynamış çayı bir tasa koyup buharı gözünüze gelecek biçimde başınızı üstüne koyun. Ya da ılık çaya batırılmış gözlerinize ve etrafına tatbik edin.

Yemek yerken dilinizi mi ısırdınız?

Yine ilacı demlikteki çaydır. Ağzınızı günde üç defa çalkalayın, diliniz dokuz yerine üç günde iyileşecektir.

Buzdolabınız koku mu yapıyor?

Demlikte kalmış çay posalarını kurutup bir kap içinde buzdolabının orta rafına yerleştirin, kokudan eser kalmayacaktır.

DOĞAL SİVRİSİNEK İLACI

Yaz geliyor sivrisineklerle başınız dertte mi? Bebek ve ya akvaryum nedeniyle sivrisinek ilacı kullanamıyorsunuz?! Sorun değil!

Yeşil limonu ortadan ikiye bölün ve karanfilleri üstüne batırın.
Bu yeşil ''bombayı'' cam kenarına koymanız yeterli olacaktır.

Ayrıca odanıza güzel koku da verecektir,

6 Kasım 2013 Çarşamba

ASPİRİNLİ SİVİLCE MASKESİ

ASPİRİNLİ SİVİLCE MASKESİ.


Bunun sebebi aspirinin içinde bulunan salisilik asidin sivilcelerin yapısını bozması ve kurutmasından kaynaklanmasıdır. Burada bir uyarıda bulunmak isteriz. Yüzünüzde oluşan sivilcelerin tamamı dışarıdan uygulanacak sivilce maskeleri ile giderilemeyebilir. Bunun sebebi sivilcelerin hepsi yüzeysel olmamasından kaynaklanmasıdır. Bazı sivilceler vardır ki bünyeden kaynaklanabilir. İster genetik isterse de bu sivilcelerin oluşma sebebi metabolizmanızdan kaynaklanabilir. Yani demek istediğim, aspirinli sivilce maskesi uygulamasından sonra mutlaka çözüm alacaksınız diye bir şart söz konusu olmayabilir. Ancak denemekte fayda olduğunu söylemek isteriz. Size bir uyarı daha, size birazdan tarifini vereceğimiz aspirinli sivilce maskesi uygulamasını ayda en fazla 2 – 3 kez uygulayın. Her şeyde olduğu gibi aşırı oranda uygulanan kozmetik uygulamalar faydadan çok zarar verebilir. Sivilcelerden mutlak kurtulmak tedavi olmak isterseniz de sizlere vereceğimiz en büyük tavsiye doktor muayenesine gitmenizdir.
Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi sivilce maskeleri içinde aspirinli sivilce maskesi diğer sivilce maskelerine oranla daha fazla sonuç alınan bir maskedir.
Aspirinli sivilce maskesi için gerekli malzemeler;
- 4(dört) tane aspirin - 5 – 6 damla limon suyu - 1 çay kaşığı bal - Cam veya metal kap
Aspirinli sivilce maskesi hazırlanışı;
Malzemelerimizin içinde bulunan 4 adet aspirini kabın içinde toz haline gelene kadar ezin. Aspirini ezdikten sonra diğer malzemeler olan; limon suyu ve bal ı aynı kabın içinde toz haline gelmiş olan aspirin ile iyice karıştırın. Sivilce Maskeleri
Aspirinli sivilce maskesi uygulanışı;
Önce yüzünüzü iyice yıkayıp temizleyin. Önceden hazırladığınız aspirinli sivilce maskesini sivilceli bölgeye hafifi dairesel hareketlerle sürün. Sürdüğünüz karışımı 25 dakika beklettikten sonra hafif ılık su ile temizleme işlemine geçebilirsiniz. Temizleme işlemini de bitirdikten sonra cildinize uygulayacağınız tonik ve sonrasındaki nemlendirici ile sivilce bakımını bitirin.
Sivilce maskesi uygulama ve sonrasında temizleme işlemini bitirdikten sonra sivilcelerinizin hafiften silikleştiğini kendiniz daha ilk uygulamadan itibaren göreceksiniz.
Piyasada çeşitli isimler altında satılan sivilce maskeleri mevcut. Bunlardan da alıp uygulayabileceğiniz gibi kendiniz de evde sivilce maskesi hazırlayıp uygulayabilirsiniz.

YAZ SONU METABOLİZMAYI HIZLANDIRICI FORMÜL

YAZ SONU METABOLİZMAYI HIZLANDIRAN FORMÜL
*2 adet limon *2 adet pembe greyfurt *4 bardak su *2 yemek kaşığı bal *4 damla nane yağı
-limon ve greyfurtu kabukları ile dilimleyin. -çaydanlığa 4 bardak su ile limon ve greyfurtu koyup 10 dakika kaynatıp süzün. -içine bal ve nane yağını ekleyin -bu karışımı günde 3 kez tok karnına için -bu formül yavaşlayan metabolizmanızı ateşleyecektir.

SAÇLARI HIZLA UZATMAK İÇİN DOĞAL FORMÜL

SAÇLARI HIZLA UZATMAK İÇİN DOĞAL FORMÜL
Saçlarını uzatmak isteyen çoğu kadın,zararlı kozmetik ürünlerinden faydalanmayı tercih ediyor. Oysa kozmetik ürünler saçın yıpranmasına ve saç tellerinin kırılmasına neden olmaktadır. Kimyasal ürünlere başvurmak yerine doğal ve basit yöntemleri uyguladığınızda saçınızın sağlıklı ve hızlı bir şekilde uzadığını göreceksiniz.
Marul kürü ile saç uzatma
1 adet dilimlenmiş turp ve 4 yaprak marulu 1 litre suda kaynattıktan sonra süzüp saçınıza sürün. 1saat beklettikten sonra durulayın. Marulun içinde bulunan E vitamini sayesinde saçların uzaması sağlanır.
Badem yağı ile saç uzatma
Eczanelerde bulabileceğiniz Bemiks ampulu badem yağı ve sarımsak yağı ile karıştırın. Sinemaki otunu 1 su bardağı suda kaynattıktan sonra bu karışıma ekleyip saçlarınıza masaj yaparak sürün. 20 dakika beklettikten sonra durulayabilirsiniz. Haftada 1 defa uyguladığınız takdirde 1 ayda saçlarınızın hızla uzadığını fark edeceksiniz.
Elma sirkesi ile saç uzatma
2 bardak suda kekik kaynatılır. İçine biberiye, 2 yemek kaşığı kadar zeytin yağı, ve 1 çay bardağı elma sirkesi ilave edilir. Saçınıza masaj yaparak bu karışımı sürüp 45 dakika beklettikten sonra durulayın. Saç köklerini güçlendirip, hücrelerin canlanmasını sağlayan bu kür ile saçlarınız hızla uzamaya başlayacaktır.
Turp ile saç uzatma
1 turpu rendeledikten sonra, kaynayan su içine atılır. İçine 3 dal marul ilave edilir. Kaynatılmaya devam edilir. Kaynamaya başladıktan sonra ocaktan alınır. Süzüldükten sonra kalan su saçlara sürülür. Marulun E vitamini içermesi nedeni ile saçlar daha hızlı uzar. Haftada bir kere uygulayabilirsiniz.
Lavanta ile saç uzatma
Kaynamış suyun içine lavanta eklenir. Demlenmeye bırakılır. Demlendikten sonra durulama suyu olarak kullanılır. Banyodan çıkarken son dökme suyu olarak bu karışımı kullanmalısınız. Saçlarınızı bir daha durulamadan çıkın. Lavanta suyu saçların uzamasını sağlar. Haftada 2 kere uygulanabilir.

EŞEK SÜTÜNÜN MUCİZEVİ FORMÜLÜ

EŞEK SÜTÜNÜN MUCİZEVİ FORMÜLÜ
Kanser hastalıklarına iyi geldiği belirtilen eşek sütünün anne sütüne çok yakın özelliği olduğu bildirildi.
05.11.2013 15:48:09
Kanser hastalıklarına iyi geldiği belirtilen ve az bulunduğu için litresi 60-80 lira arasında satılan eşek sütünün anne sütüne çok yakın özelliği olduğu bildirildi.Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof.Dr.Zübeyde Öner, eşek sütünün anne sütüyle benzer özellikler taşıdığını söyledi. Eşek sütünün dünyada en çok Çin'de üretildiğini belirten Prof.Dr. Öner, şöyle konuştu: "Eşek sütü üretimi Avrupa'da da yaygınlaşmaya başladı. Bizim ülkemizde de kıymete bindi. Bunun en önemli nedeni anne sütüne çok yakın özellik göstermesi.Şeker ve protein açısından anne sütüne çok benziyor. Eşek sütünde lizozim ve laktozi dediğimiz maddeler var. Bu maddeler vücudun savunma sistemini güçlendiriyor dolayısıyla vücutta tümör oluşumunu engelleyici faktör olduğu da yapılan bilimsel çalışmalarla ortaya konulmuş durumda. En önemli özelliği kuru madde açısından anne sütüne yakın olmasıdır. Protein değeri anne sütüne yakın. Yağ değeri anne sütünden daha düşük. Eşek sütünde çoklu doymuş yağ asitlerinin daha fazla olduğunu görüyoruz." Eşek sütünün kolesterolü düşürdüğünü belirten Prof.Dr.Öner, "Ayrıca, probiyotik özelliği var. Bu bakımdan eşek sütü daha çok bilimsel çalışması yapılması gereken yeni bir konu bizim için" diye konuştu.
Fiyatı yüksek
Eşek sütünün çok az bulunması nedeniyle fiyatının yüksek olduğunu belirten Prof.Dr. Öner, sözlerini şöyle tamamladı: "Eşek sütünde inek sütünden aldığımız miktar kadar verim alamıyoruz. Zaten fiyatının yüksek olmasının nedeni az bulunması.Şu aşamada, seri üretim halinde marketlerde bulma şansımız yok. Ama üretim kapasitesi artırılıp verimli hale getirilirse raflarda bulabiliriz. Tıbbi olarak bazı hastalıklarda etkili olduğu ispatlandığında raflarda yerini alacaktır."

DEKORASYONDA RENKLERİ KULLANMANIN PÜF NOKTALARI

DEKORASYONDA RENKERLİ NASIL KULLANMALIYIZ? Bir değişiklik yapıp evinizin havasını mı değiştirmek istiyorsunuz? O halde bu önerilere kulak verin...
1- Odanın rengini seçerken mekandaki en büyük ebatlı parçayı baz alın. Bu büyük bir halı olabilir ya da sizin için önem taşıyan bir tablo.
2- Yatak odasında açık renklerin huzur verici olduğu doğru ama bej ya da krem rengi bir oda fazla monoton. Bunu canlı tonda yatak örtüleri, yastıklar ve desenli tüllerle kırabilirsiniz.
3- Dekorasyonun ahenk yakalaması için geniş düşünün. Ana renginizi diğer tonlardan her birini farklı yerde öne çıkartarak çeşitlendirebilirsiniz.
4- Özel bir renk uygulaması yaparken karışımın yüzde oranlarını yazılı olarak alırsanız gelecek sefer aynı rengi tutturmanız kolaylaşır. Aksi halde hiçbir zaman aynısı olmaz.
5- Ahşap renklerini baz alarak hareket etmeyin. Meşe küfü portakal rengine çok yakındır, monoton durur. Maun ise mekanı karanlık gösterir.
6- Boya seçiminde kartelayı duvara birbirinden en az 90 cm uzaklıkta yapıştırın. Baktığınızda renkleri karıştırmadan net bir seçim yapabilmenizi sağlar.
7- Her yerde sevdiğiniz rengi görme saplantınız varsa bunu ana renginiz yapın ve diğer tonları destekleyin. Sarı hayranıysanız gri duvar ve krem döşemeyle vurgulayabilirsiniz.
8- Profesyonelce dekore edilmiş bir odada rengin pek çok tonu birarada olabilir.
9- Boya renkleri, karteleda göründüğü renkte çıkmaz. Küçük alanda farklı, geniş duvarda ise daha farklı duracaktır. Bu yüzden boya seçerken bir duvarda deneme yapın.
10- Kartelada rengin en sonuna bakın. Bu, rengin en doymuş tonudur. Böylece ana renk ve alt tonlara daha kolay karar verebilirsiniz.
11- Kartelada doğru rengi bulduysanız, duvarda bir alt ya da bir üst tonuna gidin. Bu şekilde pastel renkleri kombinlemek çok daha kolay olur.
12- Renk kartelasına doğal ışıkta bakamıyorsanız tonları en az bozan parlak halojen ışıkta bakın.
13- Herkesin beğendiği rengi bulmak sizi yanıltır. Kimi sonbahar, kimi ilkbahar renklerini seviyorsa ortak bir rengi baz alın.
14- Odayı doğal renklerde dekore ediyorsanız, koyu ve açık ton kombinini çizgili olarak uygulayarak tüm dikkati bu alana toplayabilirsiniz.
15- Sıradışı renkler cesaret ister. Ancak tasarımın ana kurallarından biri renk kombinleriyle hareket kazandırmaktır. Kavun sarısı ve marine mavisi mekana farklı kimlik kazandırır.
16- Kanepenin kendi yastıklarına rengi canlandıracak desen ve tonda farklı yastıklar da eklemeyi ihmal etmeyin.
17- Halı, perde, kanepe, hatta yastıklarda bile düz renk tercih ediliyor ama değişik dokulu kumaş ve aksesuarlar yaşam alanlarını şık gösterir.
18- Çoğu zaman bir renge odaklanır diğerlerini unutabiliriz. Ancak bazen kontrast renkleri yan yana kullanmak sıradışı bir ışıltı ekleyebilir.
19- Güneş ışığı tekstilleri ve duvar renklerini soldurabilir. Arada bir aynı renkte bir ceket, havlu ya da kumaş parçasını üzerine tutun. Farkı hemen algılayacaksınız.
20- Güzel bir manzaranız varsa perdeyi duvarlarla aynı renk seçin. Ancak manzaranız yoksa kontrast renklerde ve desenli seçerek dikkati sadece perdelere çekebilirsiniz.

AŞURE

AŞURENİN TARİFİ

Türk mutfağının vazgeçilmez tatlısı aşure tarifi
Malzemeler:
2 su bardağı buğday
1 su bardağı kuru bakla
1 su bardağı pirinç
1 su bardağı nohut
1 su bardağı kuru fasulye
1 su bardağı kuru sarı üzüm
15 adet kuru kayısı ikiye bölünmüş
300 gr. kestane haşlanmış ve ayaklanmış
1,5 kg toz şeker
1 lt. süt
Yapılışı:
Buğdayı ve baklayı iyice yıkayın. Büyük bir aşure tenceresinin içinde, pirinci de ekleyerek 5 lt. suyla 20 dakika ağzı kapalı olarak kaynatın. Bir gece bekletin. Nohut, fasulye, üzüm ve kayısıyı da geceden ayrı ayrı kaplarda ıslatın. Üzerine 4 parmak su çıkacak kadar su ilavesiyle, sabahleyin tencereyi ağzı açık olarak orta ateşe koyun ve hiç karıştırmayın. Nohudu ve fasulyeyi haşlayın. Nohudun kabuklarını soyun ve her ikisini de tencereye ekleyin. Su azaldıysa 1 lt sıcak su ekleyin. Kaynattığınız ve süzdüğünüz üzüm ve kayısıları ekleyin. Malzemelerin hepsi piştiği zaman kestaneyi koyun. Kısık ateşte tüm bunlar 3 saat sürecektir. Daha sonra şekeri koyun ve artık hep karıştırın. Şekerle beraber kaynattığınız sütü de ilave edin. Şeker iyice emilene kadar, yarım saat gibi karıştırmaya devam edin. Altını kapattıktan sonra biraz bekletin ve henüz sıcakken servis tabaklarına koyun. Soğuyunca üzerini kuru üzüm, kuş üzümü, çiğ badem, Antep fıstığı, nar, ceviz, kuru incir ve kuru kayısıyla süsleyin.

ELMA-SİRKE-BAL KARIŞIMININ FAYDALARI

Elma Sirkesi Bal Karışımı

Elma Sirkesi Bal Karışımı Elma Sirkesi bal karışımı.. Tek tek kullanıldıklarında da, birlikte kullanıldıuklarında da çok fayda sağlayan elma sirkesi bal karışımı faydaları nelerdir ?Hem sağlık hem güzellik için elma sirkesi bal karışımı nasıl hazırlanır birlikte görelim..
Elma Sirkesi Bal Zayıflama,Elma Sirkesi Bal Zayıflatırmı,Elma sirkesi Bal Karışımı,Elma sirkesi Bal Karışımı Faydaları,Elma Sirkesi Bal Karışımı Nasıl Hazırlanır
Elma Sirkesi Bal Zayıflama,Elma Sirkesi Bal Zayıflatırmı : Evet elma sirkesi bal karışımı zayıflatır.. 1 su bardağı suya 1 kahve kaşığı elma sirkesi ve 1 kahve kaşığı bal ekleyip karıştırın. Uygun bir rejimle birlikte kullandığınızda düzenli kilo vermenize yardımcı olacaktır.
Elma Sirkesi bal karışımı cilde Faydaları : 1 çorba kaşığı balı, rendelenmiş 1 elma ve ezilmiş 1 muzla karıştırıp göz çevresi hariç tüm yüzünüze ve boynunuza sürün. 15-20 dakika bekledikten sonra yüzünüzü ılık suyla iyice yıkayıp durulayın.
Kırışıklılar için Elma Sirkesi Bal Karışımı : 1 çorba kaşığı limon suyu, 2 çorba kaşığı bal ve 2 çorba kaşığı suyu bir kapta krem kıvamına gelinceye kadar karıştırın. Karışımı sürün ve bir süre beklettikten sonra yüzünüzü yıkayın.
Cildi sıkılaştırmak İçin Elma Sirkesi Bal Karışımı : 1 yumurta sarısı, 1 tatlı kaşığı badem yağı, 1 çorba kaşığı bal ve mercimek büyüklüğünde tereyağını krem kıvamına gelinceye kadar karıştırın. Karışımı sürüp 10 dakika beklettikten sonra yüzünüzü yıkayın.
Cildi Beslemek İçin Elme Sirkesi Bal Karışımı : 2 çorba kaşığı bal ile 2 çorba kaşığı pirinç ununu karıştırın. Başka bir kapta çırptığınız yumurta akını karışıma ilave edin. Maskeyi yüzünüze sürüp, 10 dakika bekletin. Daha sonra yüzünüzü ılık suyla yıkayın.

ÖKSÜRÜĞÜN İLACI BALLI KAHVE

ÖKSÜRÜĞÜN İLACI BALLI KAHVE
Öksürüğün ilacı ballı kahve Öksürüğün ilacı ballı kahve Ballı kahveyi sabah, öğle ve akşam olarak günde 3 defa içmek yeterli.
Bilimadamlarının son araştırmasına göre üç haftadan uzun süren öksürüğe karşı en etkili ilaç günde üç kere sıcak suya karıştırılarak içilen ballı kahve..
500 GRAM BAL 70 GRAM KAHVE
Solunum yolları enfeksiyonunu takiben ortaya çıkan öksürük tedavisinde ballı kahvenin kortizondan bile etkili olduğu ortaya çıktı. İngiliz tıp dergisi Primary Care Respiratory Journal'da yayınlanan İranlı doktorların yaptığı araştırmada üç haftadan fazla devam eden öksürük şikayeti olan 55'i erkek 97 hasta üç gruba ayrıldı. Birinci gruba içinde 500 gram bal ve 70 gram hazır kahve, ikinci gruba içinde 320 miligram bir kortizon olan 'prednizolon' üçüncü gruptakilere ise içinde balgam söktürücü 'guaifenesin' bulunan 600 gramlık macunlar verildi.
Hastalardan üç macunu bir çorba kaşığı alarak bir bardak sıcak suda eriterek bir hafta boyunca 8 saat arayla günde üç defa içmeleri istendi. Öksürük skorları ballı kahve içen grupta tedavi öncesi 2.9'ken tedavi sonrası 0.2'ye, kortizon içen grupta 3 olan skor tedavi sonrası 2.4'e, guaifenesin içen grupta ise tedavi öncesi 2.8 olan öksürük şiddeti 2.7 olarak tespit edildi.