22 Kasım 2013 Cuma

ÇOCUK İLETİŞİMİ

 Çocuğun ilk seveceği kişi ve ilk ilişki kurduğu insan annesidir. Anne, çocuk için, içinde yaşanılan dünyanın yorumlanmasında ve toplumun temsil edilmesinde öncü ve ilk örnektir. Çocuk annesinin gözetimi ve denetimi altında, yakın çevresini ve her şeyin anlamını keşfeder. Annesinin hareketlerini ve etkinliklerini izleyerek nasıl davranacağını ve yaşanılacağını öğrenir. Böylece ilk ortak yaşam, özdeşleşme ve taklitle sürer. Çocuk ilk bilgilerini annesinden edinir. Ana dilini keşfedilmesi anne ile başlar. Anne çocuk ilişkisi çocuğu iletişim yeteneğini gelişmesinde etkilidir. Dil ve iletişim sayesinde çocuk yeni kavramlar edinerek soyut kavram ile ilişkileri öğrenir. Çocuk otoriteyi de ilk kez annesi aracılığı ile tanır. 
         Baba – Çocuk İletişimi, doğumdan sonra tıpkı annede olduğu gibi babanın da çocukla duygusal bir ilişkiye girebilmesi için onunla fiziksel temasa gereksinimi vardır. Bunun içinde babanın çocuğun bakım ve oyun etkinliklerine katılmasına gerekir. Araştırmalar,babaların da anneler kadar çocukların gereksinimlerine yanıt verebileceklerini, onların psiko-sosyal ve zihinsel gelişimlerinde temel rol oynayabilecek yetenekte olduklarını ortaya koymuştur.
        Günümüzde baba, çocuğu bakımında katılabileceği ölçüde ona yararlı olur. Çocuk, babası aracılığı ile farklı bir insan biçimini tanır ve güvenliği tehlikede olmadan uyum sağlamayı öğrenir. Babanın varlığı, çocuğun babası ile kurduğu ilişkiler, annesi ile olan ilişkilere yeni bir değişiklik, yeni bir çeşitleme olarak girer . Gerçekte baba, çocuğu kadın ve erkeği ayırt etmekten kurtarır. Bebeklerin sosyalleşmesinde anne kadar babanın da önemli rolü vardır. (1)
         Anne-Babanın ve aile içindeki diğer bireylerin çocukla olan iletişimi ve etkileşimi çocuğun aile içindeki yerini belirler.Aile çocuğun ilk sosyal deneyimini edindiği yerdir.Çocuğa yöneltilen davranış ve ona karşı takınılan tavır,bu ilk yaşantıların örülmesin de büyük önem taşır.Sosyal uyum üzerindeki çalışmalar,ailenin çocuk üzerindeki ilk etkilerinin son derece önemli olduğunu kanıtlamıştır.Evlerinde yakın bir ilgiye,demokrasinin birleştiğini gören çocuklar,en etkin,özgür ve arkadaşlarıyla ilişkilerinde en başarılı çocuklar olmaktadırlar.Buna karşı daha sert bir denetim altında tutulan yada eğitim yöntemleri değişken olan ailelerde büyüyen çocuklar ise karşı çıkma ve saldırganlık gibi yollarla kendilerini kabul ettirmek istemekte ve kendi iç dünyalarını açıklamakta zorluk çekmektedirler.Dengeli,duygusal ve toplumsal etkileşimin güçlü olduğu aile ortamında,yeterli güven,sevi ve sevecenlik içinde büyüyen çocuklar,gelişimleri için gerekli deneyimleri elde edebilirler.Hor gören cezalandıran ya da hem sevip hem de soğuk davranan anne ve babaların çocukları bağımlı bir kişilik yapısına sahip olmaktadırlar.Çocuğun aile üyeleri ile olan ilişkileri,diğer bireylere,nesnelere ve tüm yaşama karşı aldığı tavırlar,benimsediği tutum ve davranışların temelini oluşturur.Aile aynı zamanda çocuğa,aile ve toplumun bir üyesi olduğu bilincini aşılar ve uyum biçimlerinin temellerini atar.Anne-Baba-Çocuk ilişkisi,temelde anne ve babanın tutumuna bağlıdır.
      Çocuklar arasında uyum bozukluğuna yol açan bir çok olaya,yeterli ve uygun olmayan ilk anne – baba çocuk ilişkilerinin neden olduğu saptanmıştır. Anne ve babanın kendi çocukluk yıllarındaki deneyimi şimdiki tutumlarında etkili olabilir. Çocukluk yıllarında kendi anne-babasıyla sağlıklı bir iletişim kuramayan,yeterli sevgi göremeyen bir baba ya da aşırı baskı altında büyümüş bir annenin tutumları bu kötü deneyimler nedeniyle olumsuz olabilir. Büyüme aşamalarında başarılı olan çocuklar,iyi aile ilişkileri içinde yetişmiş bireylerdir. Aile içinde gerçekleşen başarılı ilişkiler,mutlu,arkadaşça,bunalımdan uzak yapıcı bireylerin oluşumunu sağlar. Anne – babanın sevgi ve ilgisinden yoksun olarak büyüyen çocuklar,büyük bir sevgi açlığı gösterirler,bu açlıkla da bir takım davranış ve uyum bozukluklarına neden olabilir. 
       Çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemi olan ergenlik döneminde de gencin,sorunlarını kolaylıkla çözebilmesi ve zorluğa uğramadan aşabilmesi,geçmişteki olumlu aile ilişkilerine bağlıdır. Çocukluk döneminde sevgi ve güven duygusuyla yetiştirilen çocuk,mutlu bir ergen adayıdır. Daha o dönemde anne ve babasıyla başarılı bir iletişim kurabilen çocuk,zorlu ergenlik döneminde de aynı arkadaşça ilişkilerini sürdürerek,kişisel sorunlarını kolayca çözebilir. ( 2 )
      Sosyo-kültürel yapımıza bağlı olarak yaptığımız çocuk yetiştirme usullerimizde geçmiş dönemlerdeki hatalı uygulamalarımız azalmaktadır. Örneğin günümüzde bebek kundaklamanın olmadığını,buna paralel belli feodal usullerin yerini modern çocuk yetiştirme yöntemleri almıştır. Hızla gelişen Sosyal Hizmet Mesleği,Psikoloji,Çocuk Gelişimi,Aile Danışmanlığı anne – babaların çocukları ile daha sağlıklı iletişim kurmasında rehberlik yapmaktadırlar. 
     İnternetin yaygınlaşması, Tv kanaların artması anne-baba çocuk iletişiminde belli riskleri getirmektedir . Bu teknolojik gelişmeler çocuklarımızın bizlerden uzaklaşarak onları sosyal otistik olarak tanımlayacağımız bir davranışa itebilir. Bu riskleri önleme anne – babanın en önemli görevidir. Bu görevini yapması için çocukları ile empatik tutum ve davranış içinde çocuğunu anlayarak , onun değer ve tutumlarını göz ardı etmeden iletişimlerini sürekli kılmalıdırlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder